Yükleniyor...
Sedat ÇORUH

Sedat ÇORUH

s.coruh@hotmail.com

TURAN DURSUN’A CEVAPLAR

21 Şubat 2012 Salı Saat 21:05

Türkiye’de bir zamanlar kitapları ile Ateizm felsefesi ve din eleştirisi(genel manada İslam) ile hakkında çok konuşulan yazar Turan Dursun’un bir kısım din ve din felsefesi hakkındaki eleştirilerine cevap vermek istiyorum.

   1-)Kendisi Arapçayı çok iyi bildiğini,bir zamanlar müftülük yaptığını bir çok kitabında yazıyor ve İslam’ın hurafelerden oluştuğunu,dinin,özelde İslam’ın eskilerin masallarından oluştuğunu ve dinin bir çok kuralının akla,mantığa aykırı olduğunu belirtiyor.

   Turan Dursun’un dinden çıkmasındaki en büyük hatası ve yanılgısı hiç şüphesiz,dinin kendisi diye bildiği bir takım bilgilerin gerçekte dinde olmadığını, gerçekte o bilgileri dininde hurafe saydığını bilmemesi,şöyle ki ; İslam dininin gerçek ve tartışmasız tek kaynağı Kur’an’dır ve Hazreti Peygamberde Veda Hutbesinde dinin tek kaynağının Kur’an olduğunu belirtmektedir.Dolayısı ile bir takım uydurma hadisler bir takım sözde alimlere mahsus fetvalar asla dinin kaynağı olamaz ve din bu saçmalıklardan bu uydurmalardan ve hurafelerden sorumlu olamaz.

    2-)Diğer bir konu T.Dursun yine bir kitabında;Kur’an’da ve diğer kutsal kitaplarda geçen Nuh tufanının,aslında dini bir olay olmadığını,gerçek olmadığını Peygamberlerin Gılgamış destanından bu tufan olayını aldıklarını ileri sürmektedir.

        Nuh tufanı tarihçilere ve din bilimcilere göre;Milattan önce 3500 yılında gerçekleşmiştir.Kur’an ise Milattan sonra 610 yılında vahyedilmeye başlanmıştır.Kur’an kendisinden tam 4000 yıl önce gerçekleşen dini ve tarihi bir olayı ibret olsun diye anlatmaktadır.Dolayısı ile bu tufan olduktan sonra elbette o yörelere yakın herkes bu olayı duymuş ve gerek edebi metinlere gerekse efsanelere konu olmuş olabilir.Bu durum o olayın hem edebi metinlere hem de Kutsal kitaplara konu olmasına neden engel olsun ve neden bu durum Kutsal kitaplar için bir eksiklik olsun,bilimsel olarak ve tarihsel olarak bu durumda mantığa ve bilime aykırı ne gibi bir husus var.

    3-)Diğer bir konu ise maddenin ezeli,ebedi oluşu ve bütün hayatın kendiliğinden başlaması ve dönüşmesi fikri.

    Bir kere bilimsel olarak hiç bir şey sebepsiz olarak meydana gelmez,bu fiziğin kuralıdır mutlaka her oluşum bir sebebe,bir kurala bağlıdır.O zaman da ateist felsefe diyor ki ;’’Madem her şeyi Tanrı yarattı,Tanrı’yı kim yarattı.’’Şimdi bu soru temelde çok mantıksız bir soru,zira dünyada ki,her şeyi bir nedene bağlı olmaksızın bir başlatan olmalı,aksi halde o zaman Tanrı’yı kim yarattı,Tanrı’yı yaratan Tanrı’yı kim yarattı diye sonsuza kadar bir kısır döngü içerisin de kalırız,oysa mantıken ve fizik kanunları gereğince Kainat denilen bu muazzam nizamı bir başlatan sebep var,işte bu sebepte Tanrı’dır…

Bu yazı toplam (337) defa okunmuştur

Yorum Ekle

Makale Yorumları ( 0 )

Bu Makaleye Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?