Efendim bilmeyenlerimizin yanında yok denecek kadar az da olsa bilenimiz var şükürler olsun.
Amacım da bu zaten bilmeyenler için şu kent konseyi nedir, ne iş yapar, ya da hiçbir iş yapmazmı, sadece belediyede başkan yardımcılarının makamında kendi kendilerine toplanıp ilçe halkının sosyalleşme sorunundan bahisle bu soruna kendilerinin anlayacağı dille kimseler duymadan çözümler mi arar bilemem.
Ben halkın sosyalleşme probleminin olup olmadığını şöyle bir araştırayım dedim de, sosyalleşme nin ne menem bir şey olduğunu, hatta kent konseyinin ne olduğunu, kimlerden oluştuğunu, tabiî ki ne iş yaptığını, o unvan altında neden mesai harcadıklarını bilenine rastlamadım.
Sonrada bugün siz zatı muhteremlerin bu kimsecikler tarafından bilinmeyen insani uğraşının ne menem bir şey olduğundan affınıza sığınarak bilmeyenleri karınca kararınca bilgilendirmeye niyetlendim. Bağışlayın.
Bakın Adıyaman kent konseyi yönetmeliğinden bahisle bu yönetmelikdeki tarifle anlatmaya çalışayım kent konseylerinin kuruluş amacının ne olduğunu. Bu yönetmeliğin1’ci maddesinde açıklandığı üzere; Yönetmeliğin amacı kent yaşamında, kent vizyonunun ve hemşerilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma, (kimden soracaklarsa), katılım, yönetişim ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışan kent konseylerinin çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir. Bizim Körfez kent konseyinin de amacı bundan farklı değildir, herhalde.
Sonra çok sığ kalmasın diye eşe dosta “yönetişim, sosyalleşme noksanlığı” gibi bir iki soru daha sordum. Bana inat mıdır nedir bir türlü anlamlarını bilene rastlamadım. Meğerse yönetişim “Ortak yönetim- birlikte yönetmek anlamına gelirmiş ve içinde yönetimden farklı olarak etkileşim ve iletişim kavramlarını da barındırırmış.
Efendim üst geçit kokuluklarında “çalışınca oluyor yazılarına rağmen bir türlü bitmeyen, halledilemeyen mahalle sorunlarından bahsetmeniz son derece isabetli olmasına rağmen sosyalleşme eksiklinin farkına varmanız da ayrıca hayret verici doğrusu. Günümüzde önümüze gelen herkesin çok sık kullandığı bu kelimenin de içeriğini bilene maalesef rastlamadım. Kimisi “her akşam sokakları arşınlamak, kimisi de internet başında “feyz buk” sayfalarında hiç tanımadığı insanlarla sohbet diye adlandırdığı abuk sabuk konularda ver yansın etmek. Dedim ya bilenine rastlamadım. Ama kısaca tarifi “kişinin içinde yaşadığı toplumun bir üyesi olma sürecine sosyalleşme ( toplumsallaşma)” denir. Elbette kişinin sosyalleşmesinde başta aile olmak üzere ekonomik, kültürel ve buna benzer çevresel etkenlerinde önemi yadsınamaz.
Yani sosyalleşme kişinin toplumla ilişkisinde bir üst geçittir. Hani şu korkuluklarına çalışınca oluyor yazılan üst geçitlerden değil elbet. Körfez kent konseyinin son toplantısında görülen eksiklik bu imiş. yani körfezde bireyin topluma ulaşacak köprüleri yokmuş. Yerden güğe kadar da haklılar.
Yani kişi toplum içinde diğer toplumu oluşturan diğer insanlarla birlikte ortak bir hayat sürebilmesi, toplumun örf ve adetlerine, geleneklerine; davranış özelliklerine uyumlu ve saygıslı olmasıdır. Giyinmesi, yeme-içme, uyuma, oynama, eğlenme, çalışma bakımından aslî bir takım araçların olması gereğini kabul etmiş bulunması, sosyal hayatın kalıp ve icaplarına uyması ve grup içinde kendisine verilecek rolleri gereğince yerine getirebilmesi halinde mümkün olmaktadır.
İşte kent konseyi bireyin ve de toplumun bu ihtiyaçlarına erişmesi için kendileri de birer birey olan yetkililere anlatması. Onları ikna etmesi, hesap sorma ve hesap alması, katılım, yönetişim ve yerinden yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışan bir mekanizma olması gerekir. Bundan sonraki çalışmalarında Körfez Kent Konseyinin seçilmiş gönüllülerine başarılar dilerken bireyle toplumu kucaklaştıracak üst geçitleri inşa inşa etmelerini dilerim.
Galiba Körfezde sosyalleşme eksikliği konusunda biraz daha yazmam gerekecek.