Telefon çalar açarsın karşında seni çok seven bir dost..!
Senin sesin kırgındır. İçinin burukluğu ve acısı sesine yansımıştır.Dostun heyecanla, merakla sorar "Neden sesin kötü? ve sen kısık bir sesle "Canım yanıyor dostum, bitti" dersin. Derin bir iç çekişle, ağlayarak başlarsın anlatmaya. Oysaki sonun böyle olmayacağına o kadar emindin ki...
Sevmiştin, aşık olmuştun, ne güzel hayaller kurmuştun ona, kendine.. . Ama olmadı işte, olmadı.Canın yanmaya, isyan bayrakları dalgalanmaya başlamıştır ruhunda artık.Her şey bir anda anlam ve manasını yitirmiştir. Baktığın her yer eski güzelliğini kaybetmiştir.
Midene kramplar giriyor, başında keskin ağrılar...
Ne teselli ne de dostunun sözleri senin acını ve içindeki büyük boşluğu dolduramayacak kadar derin ve büyüktür. "Sevdim, sadece sevdim" dersin. Oysaki o cümleyi sadece senin yüreğin duyar.Duyması gereken acımasız zalim insan çoktan yeni yürekleri acıtmak için yeni aşklara yelkenini açmıştır.Ellerin başının arasında derin düşünceler alır tüm benliğini . "Ben nerede yanlış yaptım?" diye sorarsın kendine. "Kaçan kovalanır" taktiğini yapmalı mıydım? Ama ben taktik yapamam. Acaba çok fazla mı düştüm üzerine ya da çok mu "Seni seviyorum" sözcükleri söyleyip onu havalara mı soktum? Bunun gibi bir sürü saçma sapan sorular,cevaplar...
Arap saçına dönen duygular ve hisler...Oysaki aşkta hesap kitap yoktur ;coşmalı, haykırmalı, söylemeli her duygusunu aşık olan yürek.Eğer hesabı kitabı koyacaksa yürekler o zaman aşkın yüceliğine değil kahpeliğe adaydır ve sen elinle gözlerindeki yaşı silerken dudaklarından şu sözcükler dökülür : AŞK ACISI çekiyorum!!
Evet canlarım, bu haftaki yazımda aşk acısına değinmek istedim. Eminim ki yazımı okuyan her yürek aşkı tatmıştır.Bazen şarkılarda, bazen paylaşılan bir anının tekrarında aşkımız bizim yüreğimize hafif bir sızı bırakıyordur. Sevmek, aşık olmak, paylaşmak ne güzel bir duygudur. Ama nedense son zamanlarda o kadar basitleşti ki bu sevgiler, aşklar.Derin anlam ve manaların yerini yalanlar dolanlar ve oyunlar aldı.
Oysaki aşk yüreğimizden hayatın tüm kötülüğüne karşın serpiştirdiğimiz tohumlardır.Bazen bu tohumları doğru insanların yüreklerine bazen de farkında olmadan sevginin anlam ve manasını ölçemeyen yüreklere serpiştiririz,sayarız, severiz. Hesapsız ve pazarlıksız.aşkın aslında sadece bizim yüreğimizden taşan ve asıl kaynağının bizde olduğunu bilir mi aşık olduğun kişi.Bilmez, zanneder ki kaynağı kendisidir. Oysaki dursak ve kendi içimize yolculuk yapak, duygularımıza rehber olsak ve onları tanısak o zaman ne hazineler bulacağız içimizde. Tıpkı şairin sözlerindeki gibi." Meğer hep sen diye kendi peşimden koşmuşum, koştukça sevmişim, sevdikçe daha çok koşmuşum, ancak seni kaybedince kendimi bulmuşum,sendeydim sanmıştım bendeymişim canım durduğumda anladım"..
Burada şahsıma ait olan bir söz söylemek istiyorum.ASLINDA SEN, SEN DEGİLSİN, SENi SEN YAPAN BENDEKİ SEN..ve ne güzel söylemiş aşık Veysel güzelliğin on para etmez bendeki bu aşk olmasa.
Duygularının asıl kaynağı sensin.ey güzel yürek senin duyguların senin yüreğin sendeki aşkı aşk kılan . neden aşk acısı çekiyor o muhteşem yüreğin?aşkın kaynağı sensin.!! senin yüreğin.!!. o zaman hadi kalk yıka yüzünü sev o muhteşem yüreğini çünkü sen aşık değilsin AŞKSIN…!!!!!
Dip Not:facebook'ta aşk acısı çeken kalpleri yalnızlar limanına davet ediyorum
https://www.facebook.com/YALNIZLAR.LiMANI.YALNIZLIKLARIN.BULUSTUGU.LiMAN
| 1 |