Turgut GÜNGÖR
Turgut GÜNGÖR

İşitme probleminiz var mı yok mu bilmem.

27 Ağustos 2011 Saat: 16:12
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 341 kez okunmuştur

İşitme probleminiz var mı yok mu bilmem.

Efendim inanın hususi olarak kimseye demek istediğim bir şey yok. Ya da ne bileyim kimseyi hedef falan da almak istemiyorum. Kimseye de seslemek gibi bir isteğim yok. Elbette söylemek istediklerimden alınmalarını beklediğim kişiler var ama hepsi bir beklenti o kadar.

Mutlaka sizinde şaşırıp gözleriniz faltaşı gibi açıldığı, ya da işittikleriniz karşısında açılan ağzınızı kapatamadığınız zamanlar oluyormu? Sizin de gördüklerinize ,duyduklarınıza inanamadığınız, “bu kadarı da olmaz!” dediğiniz zamanlar oluyormu? Benim oluyor da… Eskiden ara sıraydı; şimdi, şu son bir iki hafta boyunca sık sık oluyor.

Bugün gazete manşetlerine şöyle bir bakınca sizlere utanmanın neme nem bir şey olduğundan bahsetmek istedim.

Elbette ben psikolog değilim ama bu konuda uzman arkadaşlarım sağ olsun. Kendilerinin söylemlerine göre utanma duygusu suçluluk duygusuna bile taş taşıttıracak kadar etkin güçlü bir duygu imiş. Bir kısım utanma duygusunun varlığı ongunluk, saadet ve de bahtiyarlıkğı yok eder dolayısıyla başarısızlığa sebeb olurmuş. Aman olmaz osun.

Bizlere lazım olanı yani en azından bir kısım kimselerin O rh – kan gurubu gibi şiddetle yokluğunu çektiği bir diğer utanma duygusu. Efendim bu duygunun yokluğu ise yaşamımıza saygısızlık, hoyratlık, kabalık, basitlik, başkalarının hakkını kendi çıkarları adına gasp etme, suratına tükürüldğünde etrafına bakınma kültürünü getirirmiş. Yani demem odur ki. Bu eksikliği çekilen utanma duygusu ahlakın temelidir. Ahlak deyince de akla İnsanların toplum içindeki davranışlarını ve birbirleriyle ilişkilerini düzenlemek amacıyla başvurulan kurallar dizgesi geliyor. Başka insanların davranışlarını olumlu ya da olumsuz biçimde yargılamakta kullanılan ölçütler bütünü gelir.

Bu sokak ta yürürken de böyledir, okulda da. iş yerinde ya da kendi ofisinizde de böyledir. Bir topluma hizmet veren, toplum yararına çalışan derneklerde böyledir. Mensubu olduğunuz siyasi partinin organlarında da böyledir. Üstelik bu gibi yerlerde bunun önemi daha da artar. Sıradan kurallar siyasi ikbal arayışı gözleri kararttığında bu kurallar mutlaka yetersiz kalacaktır. Yani bazı kurallar bilerek ya da bilmeden görmezden gelinip çiğnenecektir. Bu durumda ahlaki kurallar daha da geliştirilmeye muhtaçtır.

Buralarda görev yapanlar, ya da yapmaya aday olanlar, ya da bu şemsiye altına girip gelecekte kendine baht açıklığı veya belediye başkanlığı, milletvekilliği gibi yüksek makamlara erişme hasretini çekenler özellikle hareketlerine dikkat etmelidir. Has bel kader atanarak falan da olsa işgal ettikleri bu kadrolardakiler kaprislerine gem vurmasını bilmeli. Hatta mümkünse kimsenin kaprisine esir olmadan kişilerin kaprislerine göre değil Mensubu bulunduğu partiye gönül vermişlerin genel istekleri doğrultusunda görev yapmalıdır. Aksi takdirde aylardır 125 bin nufusa sahip Körfez ilçesin de Cumhuriyet Halk Partisi gibi bütün partilerin anası olan bir partiye ilçe başkanlığı ihdas etmemenin mazeretini kimselere anlatamazsınız. Sade sizler değil bu partiye gönül vermiş en sıradan üyesi bile anlatamaz. Partinin tüm güvenirliliğinin yok edilmesi pahasına bulunduğunuz makamları rant kapı haline dönüştürmeye kimsenin hakkı olmamalıdır.

Sözün sonunda, umarım en kısa zamanda partiyi Körfez İlçede partili partisiz herkesi toparlayabilecek bilgili, ilgili, ilkeli, insanların toplum içindeki davranışlarını ve birbirleriyle ilişkilerini düzenlemek amacıyla başvurulan kurallar dizgesine herfiyen riayet edebilecek, mücadeleci birini bulup ilçe başkanı atarsınız. İnanınki başkası fayda etmez.

Yoksa sizin sadece zamanında sorun olmaz diyerek etrafı yatıştırmaya uğraştığınız zevat değil Başta İl başkanı olmak üzere tümünüz bu Körfez İlçe örgütüne yapılanlardan sorumlu tutulacaksınız. Başka ilçeleri bilmem ama Körfez İlçesinde vatandaşlar umutlarını kesmek üzereler.

İşitme probleminiz var mı yok mu onu da bilmem ama burada kapı gıcırtısına bile alkış tutabilecek birkaç kişi haricinde diğer vatandaşlar hoşnutsuzlukları ile çıkardıkları sesler çok önceden camları zıngırdatmaya başladı bile. Yeter artık ya! İllahlah! nidaları gökyüzünü kapladı. Haberiniz olsun.
Ben sadece bir hatırlatmak istedim, nede olsa eski bir hukukumuz var öyle değil mi?

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Körfez Manşet Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Hadi Gözünüz aydın…27 Eylül 2014 Saat: 21:31
İYİ BİR MÜSLÜMAN ???25 Eylül 2014 Saat: 19:35
İYİ BİR MÜSLÜMAN ???15 Eylül 2014 Saat: 19:48
Al atını, tımarını ...eyim!27 Ağustos 2014 Saat: 10:57
Tüm Yazıları