Turgut GÜNGÖR
Turgut GÜNGÖR

Hadi Gözünüz aydın…

27 Eylül 2014 Saat: 21:31
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 3.805 kez okunmuştur

 

Çoğunuzun tanıdığı gibi ben bir pedagog değilim, Çünkü çocukların psikolojisi, psiko-sosyal, bilişsel ve duygusal gelişimlerini takip edecek kadar ne zamanım nede bilgim var. Aslında pedagoji eğitimi almış anne ve babalar haricinde hemen hemen hiç birimizin böyle bir yetisi yetkisi ve de uygulaması yok.

 

Ama Sayın Milli Eğitim Bakanı çıkıp anne babaların büyük talepleri sonucu okullarda başörtüsü (türban) serbesti yetini genişlettik diyor. Kendilerini gönülden kutlar ve hatta alkışlarız. Sağ olasın sayın bakanım.

 

Bu mübarek siyasetçileri kanun yapıcıları alkışlarız da Alkışlamaktan ve kutlamakta çekindiğim başörtüsü serbesti yeti için azımsanmayacak derecede talepte bulunan anne babalardır.

 

Çünkü bunların kendilerini yönetenlerden “tacize uğrayan, parklarda inşaatlarda uyuşturucu almaya ya da satmaya zorlanan ve bu uğurda her türlü kötülüğe açık olan.  Ergenliğe erişmeden 60’ın da bir utanmaz'a çocuk gelin yapılan. Törelere kurban edilen.  Eline bir bez parçası verip trafikte taksi camı silmeye zorlanan. Sokaklarda yalın ayak başı kabak kağıt parçaları toplayan. Ayağına ayakkabı alamayıp da yalın ayak okula gitmeye zorlanan çocuklarının bu durumlardan kurtaracak yasalar talep etmedikleri için kendilerini kutlamaktan, alkışlamaktan çekiniyorum doğrusu.

 

Dahası var; bu zorluklar, bu psikolojik yıkımlarla, Davranış bozukluklarıyla, Öğrenme ve dikkat bozukluklarıyla büyüyüp bir birey olaya çalışan çocuklarımızın gelecekte neler yapabilecekleri düşünmeyip ve hatta nasıl birer nesil yetiştireceklerini umursamadan kendilerini yönetenlerden şiddetle ilköğretim okullarında başörtüsünü serbestliğinde ısrar etikleri için kendilerini alkışlamakta sakıncalarım var.

 

Değerli anne ve babalar: Kızınıza başörtüsü, oğlunuza potur giydirmeyi kafasına da bir takke takıp öyle gezdirmeyi kendinizde hak kabul edebilirsiniz.   İyide sizlere pek hoşlanmayacağınız birkaç rakam vereyim. Belki de çocuk üzerindeki haklarınızı tekrar gözden geçirip, sahip çıkarsınız.

 

Efendim İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri “Çocukların mağduriyetlerini “Çocuk Hukuku” dersinde incelemeye almışlar ve “Cinsel istismarı her çocuğun başına gelebilecek, onu derinden yaralayacak bir olgu olarak kabul etmişler.

 

Sonrada “2012 yılı yani (sadece iki yıl öncesi) adli sicil istatistiklerini göz önüne aldıklarında, 33 bin 992 çocuğun cinsel istismarı suçundan Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvuru yapıldığı ve aynı yıl bu suç nedeniyle ceza mahkemelerinde 17 bin 589 dava açıldığı görülmüş.”

 

Şimdi bir kısmınız bilmem kaç milyon nüfus içinde 33 bin 992 sayısının lafımı olur diyecek, bir kısmınız da geleceğe endişe ile bakacak. Bir kısmınız ise nadim olup keşke türban serbestliğinden önce çocuğumuza daha iyi sahip çıkılmasını talep etseydik diye hayıflanacaksınız. Elbette niyetim sizleri korkutmak değil.

 

Lakin!   Aynı araştırmaya göre cinsel istismar mağduru çocukların yüzde 35’inin (yüzde 21’i erkek, yüzde 14’ü kız çocukları olmak üzere) 11 yaşın altındaki çocuklardan oluşuyormuş. Sizce bu rakamlar, yaşanan bu durumun ne denli vahim ve trajik olduğunu, baş örtüsünden daha önemli olduğunu göstermiyor mu?

Aman ne iyi oldu da en öncelikli sorunumuzu hallettiler diye seviniyor musunuz yoksa?

 

Eğer öyle ise bakın:  6 profesör, 4 doçent olmak üzere toplam 10 bilim adamının görev aldığı bir başka araştırmada 2009 sonu verilerine göre, sanık, şüpheli ve mağdur olarak adliye kayıtlarına giren çocuk sayısı 602 bin, 2010'un ilk 9 ayı verilerini de eklediğimizde 1 milyon 124 bine ulaşmış durumdadır. Nasıl hazin değimli? Hadi gözünüz aydın artık 9 -10 yaşındaki bebelerinize rahatlıkla rengarenk başörtüsü alabilirsiniz.

 

Ha bu arada şirin Körfez ilçemizde şimdiden AK parti ilçe başkanlığına 5 ayrı aday varmış, Neden diye sorgula yanınız var mı acaba? Ne kadar kıymetli bir parti olduğu için mi? Ha ne dersiniz.

 

Neyse her zamanki gibi sandık sizin oy sizin her şeyin daha iyisini sizler bilirsiniz. Ben sadece çocuklarınızın başörtüsünden daha önemli ve değerli olduğunu anlatmak istedim. Onlara sahip çıkılmasının gereğini vurgulamak istedim. Ne yapıp edip onların başını örtmeye dalıp, öte yandan ziyan olmasın engelleyelim dedim.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Körfez Manşet Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

İYİ BİR MÜSLÜMAN ???25 Eylül 2014 Saat: 19:35
İYİ BİR MÜSLÜMAN ???15 Eylül 2014 Saat: 19:48
Al atını, tımarını ...eyim!27 Ağustos 2014 Saat: 10:57
Uzlaşma kültürü !!!17 Nisan 2014 Saat: 21:35
Tüm Yazıları