Turgut GÜNGÖR
Turgut GÜNGÖR

İYİ BİR MÜSLÜMAN ???

25 Eylül 2014 Saat: 19:35
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 417 kez okunmuştur

Efendim geçenlerde Cuma namazını edaya niyetlenip bizim Mimar Sinan camiine gittim, Allah kabul eder inşallah. Şimdi hepiniz diyecek siniz nedir bu iyi bir Müslüman başlığı diye. Okuyunca anlayacaksınız. Neyse genellikle camiye biraz erken gider mübarek hocaların mübarek vaazlarını dinleyip, feyiz almak isterim. Bu arada da yüce yaratanıma hep dua ederim “ya rabbin bari camide günaha girmekten beni sakın”, diye. İşte günleden bir gün yine vaaz dinlerken. Feyz alınacak çok şeyler işittim.

 

 

Mübarek hoca haykıra haykıra İYİ BİR MÜSLÜMAN “müzik aleti çalmaz” deyince yine rabbime şiddetle yalvarmaya başladım beni günaha girmekten korusun diye. Çünkü pek çok yerde ney çalıp defle zikir yapan Müslümanlar gördüm ben. Ve çok değerli mübarek hoca devam etti. İyi bir Müslüman şeytana uyup hırsızlık yapabilir. Eeeee sonra. Sonra gider çaldığı şeyin sahibinle helalleşip hırsızlığın günahından kurtulur dedi.

 

 

Tabi ben gene yüce rabbime yakarmaya başladım. Olur mu böyle şey? Sabilerimizi, aklı kıt olanlarımızı, uyanıklarımızı, garip guraba’ nın elinde ki avucundakinden başka düşüncesi olmayanları hırsızlığa teşvik etmez mi, bu fetva. Nasıl olsa affı varmış diye düşünmezler mi? Tam bunları kendi kendime muhasebesini yaparken, sevindirecek sözler dökülmeye başladı mübarek hocanın ağzından. İyi bir Müslüman asla yalan söylemezmiş. Yalanın mazereti de affı da yok muş Allah katında. İşte böyle iyi bir Müslüman tariflerinden sonra kendi kendime “aslında iyi bir Müslüman öncelikle “aklını, kalbini, ruhunu” şeytana kaptırmamaktan geçer diye düşündüm.

 

 

Neyse ki Rabbim dualarımı kabul etti de “Bizim çiçeği burnunda belediye başkanımız ve havarileri aklıma camiden çıktıktan sonra düştü aklıma. Günaha girmekten sakındı rabbim beni. Henüz belediye personeli ile uğraşmaktan başka ortada görünür hiç bir icraat görünmüyor. Makam arabası isteği haricinde. Efendim yurdumun “kalbi temiz, ruhu güzel, hırsızlıktan bi haber hele vaazı dinledikten sonra hırsızları bile af edecek kadar asil ama çocuğunun ayağına ayakkabı alamayacak kadar fakir insanlarımın durumları düştü aklıma.

 

 

İçim acıdı. Sabicik üstelik büyünce doktor olmak istiyormuş, yanı belediye başkanlarının koltuklarında gözü de yok. Hele daha ayağını tozunu silmeden en pahalısında kiralanan makam arabalarında gözü hiç olmaz herhalde. İnanın bizimde gözümüz yok. Yok da Acaba diyorum hoca efendinin bu konuda vereceği bir fetva yok mudur? Bırakın onlarca vilayetten büyük ilçemizin yüce belediye başkanının “Artvin de ki, Adapazarı’ndaki hayatında, İlçemizde geçirdiği 29 yıl boyunca, Nasaş ta çalıştığı yıllarda, hele de kendi deyimi ile 15 yaşında siyasete girdiğinde , Yarpaştaki görevi esnasında böyle garip gurabanın vergileriyle kiralanan bu denli pahalı bir arabada sefa süreceğini hayal etmişimiydi acaba? Hele de üstün başarılarla dolu ticari hayatında aklından bile geçirmemiştir sanırım.

 

Yani partidaşı Çok Sayın Yunus Pehlivanın kullandığı makam abrasının suyu mu çıkmiştı acaba? Soksa zatıalileri Yunus Bey yayan mı turluyordu Körfezi? Neyse iyi bir Müslüman olabilmeye devam. İdeal Müslüman, dindar, dindarlığını bir rant olarak kullanmaktan Allah'a sığınır. Eğer sırf dindarlığı sebebiyle, ya da onu âlet ederek bir menfaat sağlıyorsa, dinini dünyaya satmış olacağını bilir. Fanî dünyanın basit ve kıymetsiz cam parçalarını âhiretin paha biçilmez elmaslarına tercih etmek, gerçekten dindar olanın işi değildir. Hele da kendine emanet edilen vatandaşın parasını lüks düşkünlü hırssına kapılarak çarçur etmenin sanırım ahirette hasebını vermek güç olsa gerek. "Din ve ibadet" denince benim gibi gariplerin aklına hep namaz, oruç, hac, başörtüsü, cüppe, sakal, potur vs. gibi birkaç şekli ibadet ve görüntüden başka bir şey gelmez. Çünkü din ve ibadet anlayışımızın içi boşaltılmış ve inanılmaz derecede anlam kaymasına uğramıştır.

 

 

Artık namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, başını örtmek gibi dış görünüşlü figürler iyi bir Müslüman olmanın koşulları değil, aksine; nereye, hangi kampa, hangi mahalleye hatta hangi tarikata mensup olduğunuzun göstergesi haline gelmiştir. Siyasette ise bambaşka menzillere varılmasının aracı olarak görülmektedir. Üstünlük taslamanın, diğerlerine tepeden bakabilme imkânı sağlamaktadır. Dini bu amaçla kullananlardan yüce rabbim bizleri korusun. Elbette en iyisini sizler bilirsiniz demeyeceğim, en iyisini düşünen, araştırıp, okuyan bilir. Turgut Güngör

 

İYİ BİR MÜSLÜMAN ???

Efendim geçenlerde Cuma namazını edaya niyetlenip bizim Mimar Sinan camiine gittim, Allah kabul eder inşallah. Şimdi hepiniz diyecek siniz nedir bu iyi bir Müslüman başlığı diye. Okuyunca anlayacaksınız.

 

 

Neyse genellikle camiye biraz erken gider mübarek hocaların mübarek vaazlarını dinleyip, feyiz almak isterim. Bu arada da yüce yaratanıma hep dua ederim “ya rabbin bari camide günaha girmekten beni sakın”, diye.

 

İşte günlerden bir gün yine vaaz dinlerken. Feyz alınacak çok şeyler işittim. Mübarek hoca haykıra haykıra İYİ BİR MÜSLÜMAN “müzik aleti çalmaz” deyince yine rabbime şiddetle yalvarmaya başladım beni günaha girmekten korusun diye. Çünkü pek çok yerde ney çalıp defle zikir yapan kendine Müslüman diyenler gördüm ben. Ve çok değerli mübarek hoca devam etti.

 

 

İyi bir Müslüman şeytana uyup hırsızlık yapabilir. Eeeee sonra. Sonra gider çaldığı şeyin sahibinle helalleşip hırsızlığın günahından kurtulur dedi. Tabi ben gene yüce rabbime yakarmaya başladım. Olur mu böyle şey?

 

Sabilerimizi, aklı kıt olanlarımızı, uyanıklarımızı, garip guraba’ nın elinde ki avucundakinden başka düşüncesi olmayanları hırsızlığa teşvik etmez mi, bu fetva. Nasıl olsa affı varmış diye düşünmezler mi? Tam bunları kendi kendime muhasebesini yaparken, sevindirecek sözler dökülmeye başladı mübarek hocanın ağzından.

 

 

İyi bir Müslüman asla yalan söylemezmiş. Yalanın mazereti de affı da yok muş Allah katında. Aslında iyi bir Müslüman öncelikle “aklını, kalbini, ruhunu” şeytana kaptırmamaktan geçer diye düşündüm. Neyse ki Rabbim dualarımı kabul etti de “Bizim çiçeği burnunda belediye başkanımız ve havarileri camiden çıktıktan sonra düştü aklıma. Günaha girmekten sakındı rabbim beni.

 

Henüz belediye personeli ile uğraşmaktan başka ortada görünür hiç bir icraat görünmüyor. Makam arabası isteği haricinde. Efendim yurdumun “kalbi temiz, ruhu güzel, hırsızlıktan bi haber hele vaazı dinledikten sonra hırsızları bile af edecek kadar asil ama çocuğunun ayağına ayakkabı alamayacak kadar fakir insanlarımın durumları düştü aklıma.

 

 

İçim acıdı. Sabicik üstelik büyünce doktor olmak istiyormuş, yanı belediye başkanlarının koltuklarında gözü de yok. Hele daha ayağını tozunu silmeden en pahalısında kiralanan makam arabalarında gözü hiç olmaz herhalde. İnanın bizimde gözümüz yok. Yok da Acaba diyorum hoca efendinin bu konuda vereceği bir fetva yok mudur? Bırakın onlarca vilayetten büyük ilçemizin yüce belediye başkanının “Artvin de ki, Adapazarı’ndaki hayatında, İlçemizde geçirdiği 29 yıl boyunca, garip gurabanın vergileriyle kiralanan bu denli pahalı bir arabada sefa süreceğini hayal etmişimiydi acaba?

 

Yani parti daşı Çok Sayın Yunus Pehlivanın kullandığı makam abrasının suyu mu çıkmıştı acaba? Soksa zatıâlileri Yunus Bey yayan mı turluyordu Körfezi? Neyse iyi bir  Müslüman olabilmeye devam. İdeal Müslüman, dindar, dindarlığını bir rant olarak kullanmaktan Allah'a sığınır.

 

 

Eğer sırf dindarlığı sebebiyle, ya da onu âlet ederek bir menfaat sağlıyorsa, dinini dünyaya satmış olacağını bilir. Fanî dünyanın basit ve kıymetsiz cam parçalarını âhiretin paha biçilmez elmaslarına tercih etmek, gerçekten dindar olanın işi değildir. Hele da kendine emanet edilen vatandaşın parasını lüks düşkünlü hırssına kapılarak çarçur etmenin sanırım ahrette hesabını vermek güç olsa gerek. "Din ve ibadet" denince benim gibi gariplerin aklına hep namaz, oruç, hac, başörtüsü, cüppe, sakal, potur vs. gibi birkaç şekli ibadet ve görüntüden başka bir şey gelmez.

 

 

Çünkü din ve ibadet anlayışımızın içi boşaltılmış ve inanılmaz derecede anlam kaymasına uğramıştır. Artık namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, başını örtmek gibi dış görünüşlü figürler iyi bir Müslüman olmanın koşulları değil, aksine; nereye, hangi kampa, hangi mahalleye hatta hangi tarikata mensup olduğunuzun göstergesi haline gelmiştir. Siyasette ise bambaşka menzillere varılmasının aracı olarak görülmektedir. Üstünlük taslamanın, diğerlerine tepeden bakabilme imkânı sağlamaktadır. Dini bu amaçla kullananlardan yüce rabbim bizleri korusun. Elbette en iyisini sizler bilirsiniz demeyeceğim, en iyisini düşünen, araştırıp, okuyan bilir.

 

Turgut Güngör

 

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Körfez Manşet Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Hadi Gözünüz aydın…27 Eylül 2014 Saat: 21:31
İYİ BİR MÜSLÜMAN ???15 Eylül 2014 Saat: 19:48
Al atını, tımarını ...eyim!27 Ağustos 2014 Saat: 10:57
Uzlaşma kültürü !!!17 Nisan 2014 Saat: 21:35
Tüm Yazıları