Vedat Taştekin
Vedat Taştekin

Gömlek Değiştirir gibi Parti Değiştirmek

19 Mayıs 2011 Saat: 13:32
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 1.276 kez okunmuştur

Futbolcu transferlerine alıştık. Herhangi bir futbol takımında top koşturan bir futbolcuyu, başka bir futbol takımı yüksek bir bedel ödeyerek, kadrosuna katabiliyor, bu da hepimiz tarafından doğal karşılanıyor.

Peki ya partiler arasındaki geçişler, gömlek değiştirir gibi parti değiştirmeler... Bunu aklınız alabiliyor mu? Bir ideolojiye sahip çıkmak, ardından da bambaşka prensipleri bir anda benimseyivermek bu kadar kolay olabilir mi?

Gömlek değiştirir gibi siyasi parti değiştirenler ne düşünüyor, bu değişikliklerden ne tür bir sonuç bekliyor? Bir siyasi çizgiden başka bir siyasi çizgiye geçmenin getirileri ve götürüleri mutlaka olacaktır. Ancak bana göre önemli olan getirilerinden çok götürüleridir. Çünkü bugüne dek belirli bir ideolojik ortam içinde kendine yer bulan ve kimlik kazanan kişiler, büyük olasılıkla artık o çevre tarafından kabul göremeyecektir. “İhanetle”, “yalancılıkla”, “ikiyüzlülükle”, “samimi olmamakla” suçlanacaktır.

İKİ ARADA

Bireylerin A partisinden B partisine geçişleri ne A partisine ne de B partisine zarar verir; her iki partiye de hiçbir zararı dokunmaz. Ama A partisinden B partisine geçen birey eski partisinin gözünde artık hiçbir değer taşımayacağı gibi, yeni partisi tarafından da gerçek anlamda benimsenmeyecektir. Çünkü o, diğer partiden gelmiştir ve her şeye rağmen O’na karşı temkinli olunmalı ve fazla samimi olunmamalıdır.

İHANET Mİ DEMELİ, ALTERNATİFSİZLİK Mİ?

Zamanında birbirlerine en ağır kelimelerle eleştiride bulunanların omuz omuza vererek, objektiflere gülümsemesi, parti ideolojilerinin yeterince derinleşmemiş olmasından kaynaklanır.

Ülkemizde parti değiştirmenin bu kadar kolay olması, Türk siyasetinin içinin boşal(tıl)dığının, sağcılık ve solculuk kavramlarının anlamlarını ne denli yitirdiğinin açık bir göstergesidir.

Partiler arasında oradan oraya tur atanlara “Siyaset nedir?” sorusunu yöneltsek ne gibi cevaplar alırız, merak ediyorum. Kendini merkez sağda tanımlayan partilerdeki isimlere liberal –muhafazakarlığın, merkez solda tanımlayanlara ise devletçi-laisizmin ne olduğunu sorsak kaçı tatmin edici bir açıklama yapabilir?

BİLEN DE SİYASETTE, BİLMEYEN DE

Bilenin de bilmeyenin de siyasete karışması, iş bilmeyenlerin çok şey bildiğine kendini inandırması ve kendi gibi olanları da buna inandırması neticesinde sağa ve sola ait siyasi kavramların birbirine karıştığı günümüzde siyaset bir kördüğüm oldu.

Siyasi anlamda seçilerek bir yerlere getirilmiş kişiler için partiler arası geçişler yasaklanmalı. Çünkü “kemik seçmen” denilen kitle içindekiler, seçtikleri kişiye A ya da B partisine mensup olduğu için görev vermiştir. Bu bakımdan, kendisine görev verilenlerin partilerini bırakıp, diğer partilere geçmesi etik değil.

HAYIRLI OLSUN!

Geçtiğimiz günlerde eski DP Körfez İlçe Başkanı Veli Yıldız ile Körfez Belediyesi’nin DP’li meclis üyeleri Mustafa Turgut Çelikel ve İhsan Çetiner AKP’ye geçti. Son olarak da CHP Körfez ilçe gençlik kolları başkanlığı döneminde CHP Körfez İlçe Başkanı Salih Şirin’den daha fazla muhalefet yapan ve AKP’ye oldukça sert çıkışlarda bulunan eski CHP Körfez İlçe Gençlik Kolları Başkanı Atakan Yavuz, yakasına AKP rozeti takarak, bir anda AKP’li oluverdi. Yani, söylenen onca şey boşa söylendi, yüzlerce kişi parti değiştiren bu isimlere yok yere destek verdi.

Bir zamanlar yerden yere vurduğu partinin saflarına katılanlar, yeni partiniz hayırlı olsun! Umarım, eski partinize yaptığınızı, yeni partinize yapmaz ve savunduğunuz değerlerin bilincinde olarak siyaset yaparsınız.

 

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Körfez Manşet Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Atatürk’ün İlk ve Tek Basın Toplantısı: İzmit16 Ocak 2018 Saat: 15:26
Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün, Cumhuriyet ile ilgili fikirleri basına ilk kez, İzmit’teki Kasr-ı Hümayün Sarayı’nda düzenlediği toplantıda anlatıldı. 16 Ocak 1923 tarihinde 20:30 sularında başlayan toplantı, geceyarısı 03:00
Rü’yet-i hilal konferansı2 Eylül 2016 Saat: 14:35
Buruk Bayramlaşma30 Temmuz 2014 Saat: 16:33
Hevesleri kursağında kaldı21 Haziran 2014 Saat: 17:25
Tüm Yazıları