Yavuz Yanar
Yavuz Yanar

İbni Haldun'a Göre Vergi Artışı

İbni Haldun serisine bu yazıda da devam ediyorum. Devletlerin ayakta kalabilmesi için ekonomisi güçlü olmalıdır kuşkusuz.

19 Ocak 2018 Saat: 00:38
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 1.034 kez okunmuştur

İbni Haldun serisine bu yazıda da devam ediyorum. Devletlerin ayakta kalabilmesi için ekonomisi güçlü olmalıdır kuşkusuz. Üretim olmazsa da Devlet ancak dış borçlarla ayakta kalır ve bunun sonucu daha kötü felaketlere yol açabilir. Türkiye bugün tamamen tüketim toplumu haline gelmektedir. Lüks yaşama düşkünlük, alışveriş merkezleri, artmakta ancak bunun yanında üretim istenen seviyede değildir. İnsanlar bu yüzden daha fazla kredi kartı kullanmaya teşvik edilip borçlandırılmaktadır. Emperyalizm ve küreselleşmenin etkileri ülkemizde de görülmektedir.

“Batı için üretim fazlası vardır. Üretim fazlasını kredi vererek işletmelerini ayakta tutmaya çalışmaktadır. Ancak ülkemizde, gelir dağılımı iyici bozulduğundan, belirli bir zümre yüksek fiyattan tüketebilirken, büyük yığınlar tüketemez durumdadır. Lüks mağazaların dolup taşması, buna karşısın esnafın sinek avlaması bundandır.”1  

(1.Bülent Esinoğlu, “Geleceğin devindiricisi ve güvencesi: Üretim Ekonomisi” , Teori, sayı 305, Haziran 2015, s.4 )

Tüketim toplumu, insana yalnızca satın alıp, tüketmesini değil; nasıl bir yaşam süreceğini de söylüyor kısacası insan ilişkilerine de müdahalede bulunuyor. İnsana ve kadına değer verilmeyen, şiddete dayanan bir tüketim toplumu yaratılıyor, değerli olan yalnızca insanın sahip olduğu mevkii ve para oluyor. Bir telefonun özelliklerini beğenen kişi o özellikleri ayda bir kere ancak kullanmasına rağmen o telefonu alabiliyor.

Örneğin Osmanlı Devleti'nin yıkılış sebeplerinden biride, Avrupa'da feodalizme kafa tutarak zenginleşen burjuva sınıfının açık pazarı haline gelmesi ve kapitalizme ayak uyduramayışıydı. 1838 yılında imzaladığı Balta Limanı Antlaşmasına göre İngiltere, en ayrıcalıklı yerli tüccardan daha fazla vergi ödemeyecek, çok düşük oranlarda vergiler ödenecekti. Kısacası Osmanlı bir açık pazar haline getirilecekti. Yerli tüccar, büyük İngiliz sermayesi ile baş edemeyecek ve bir süre sonra tamamen yok olacaktı. Özellikle İstanbul’da Rum ve Ermeni tüccarlar, esnaflar zenginleşecekti.

Ekonomik olarak Devlet'in en önemli gelir kaynaklarından biri de vergilerdir. Özellikle ülkemizde son zamanlarda çok tartışılan vergi konusunda İbni Haldun'dan 14.yy'da yazdığı Mukaddime eserinden bir alıntıyı sizlerle paylaşıyorum. İbni Haldun, Kaynak Yayınlarından Turan Dursun çevirisiyle çıkan bu eserin 2.cildinin 203.sayfasında bakın ne diyor:

"Bilesin ki devlet, ilk aşamasında ilkellik dönemi yaşar. Daha önce de söz etmiştik bundan. Öyleyse, bu aşamada, zengince yaşam ve alışkanlıkları olmayacağı için, devletin gereksinimleri az olur. Gereksinimler az olunca, giderleri de az olur. Bu nedenle de toplanan vergiler giderleri karşılamaya yeter, artar bile. Giderleri karşıladıktan sonra, epeyce kalır devletin elinde ama çok geçmeden, devlet, zenginliğe ulaşıp zengince yaşam gelenekleri yaratınca, uygarlaşma yolunu tutar. Kendinden önce aynı yoldan geçmiş devletlerin yolundan yürür. Bu nedenle, devlet adamlarının giderleri artar, özellikle devlet başkanının giderleri çoğalır. Özel harcamaları, çokça dağıttığı armağanları yüzünden giderleri çok ileri sınıra varır. Bu yüzden, devletin toplam vergi gelirleri, giderleri karşılayamaz olur.

Bu nedenle de, devlet, vergi gelirlerini arttırma gereği duyar. Devleti koruyan güçler (askerler, devlet görevlileri) ve devlet başkanı için gerekli harcamalardan ötürü... Bunun sonucunda, vergi türleri ve oranları artar. Daha önce de söylediğimiz gibi, devletin ilk aşamasında bu böyle olur. Sonra, giderek, giderler ve gereksinimler daha da artar. Zengince yaşam alışkanlıkları ve koruyucu güçlere ayrılan ödenekler, basamak basamak yükselir ve kocamışlık gelip çatar devletin başına. Bu sırada, güçsüzleşen devlet örgütleri, çok uzak bölgelerden çeşitli malların vergilerini toplamaya güç yetiremez. Dolayısıyla, toplanan vergiler azalır, buna karşılık, zengince yaşam alışkanlıkları daha da artar, bu artışa bağlı olarak ordunun yiyecek giderleri ve çeşitli ödenekleri de artar. Bu yüzden, devletin sahibi, yeni vergiler koyar, çarşı pazarda alınıp satılan fiyatlarına göre ve kentlerde alınıp satılan belli başlı ticaret mallarına belirli vergiler koyup düzenler.

Bununla birlikte, yine de gereksinimleri karşılayamaz, yenilerini koymak zorunda kalır. Halkın zengince yaşam özentisi (lüksü) bol armağanlar, bunun yanında, asker sayısının ve koruyucu güçlerin giderek artması buna yol açar. Devletin sonlarına doğru, bu durumun çok ileri noktaya vardığı olur. Uğraşıya yönelik isteklerin sönmesi yüzünden, çarşıda pazarda alım satımlar durur ve bu durum, ülkede ekonomik ve sosyal yaşamın bozulduğunu bağıra bağıra anlatır. Bunun zararı da devletin olur."

YORUMLAR Üye Girişi

 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya 1 yorum yapılmıştır
kayhan şenol 19.01.2018 01:05
bravo vedat ve yavuz bey
 

Körfez Manşet Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Afet İnan'a Göre Atatürk Ve Okumak18 Şubat 2018 Saat: 19:34
Atatürk'ün çok fazla kitap okuduğu, okumaya ne kadar önem verdiği herkes tarafından bilinen bir gerçek. Zaten böyle olmasaydı deha bir liderde herhalde olamazdı.
Kocaeli'de Kitap Okuma Oranı31 Ocak 2018 Saat: 11:33
Toplum olarak okuma ve araştırma yapmayı vakit kaybı görüp, yalnızca birilerinin dediğine inanmak ve hazıra konmakta üstümüze yok.
İbni Haldun’a Göre Devlet Başkanı9 Ocak 2018 Saat: 14:04
Devletin ve başındakilerin en önemli görevi kuşkusuz halka nimet, mutluluk, refah sağlamak, arka olmak, halka koruyucu bir tutum göstermektir.
İbni Haldun’dan Yalan Haber Tespiti28 Aralık 2017 Saat: 12:23
Toplumsal olarak sorgulama yapmamakta, okuyup araştırma yapmak yerine yalnızca belli kişilerin dediğine inanma, o ne derse doğrudur mantığı ile hareket etmekte üstümüze yok. Böyle olunca bazı kesimlerde cehalet örnekleri de sergileniyor.
Kendi Kültürünü Sen Yarat15 Aralık 2017 Saat: 13:13
Bizim için önemli sorun kendi kültürünü yaratamamaktır. Doğu ve Batı arasında gidip geliyoruz, ve bir tarafı seçip diğer tarafa tamamen düşman oluyoruz.
Tüm Yazıları