Yavuz Yanar
Yavuz Yanar

İbni Haldun’a Göre Devlet Başkanı

Devletin ve başındakilerin en önemli görevi kuşkusuz halka nimet, mutluluk, refah sağlamak, arka olmak, halka koruyucu bir tutum göstermektir.

9 Ocak 2018 Saat: 14:04
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 918 kez okunmuştur

Devletin ve başındakilerin en önemli görevi kuşkusuz halka nimet, mutluluk, refah sağlamak, arka olmak, halka koruyucu bir tutum göstermektir. Böylece egemenlik sağlanır, yönetenlerde yönetilenlerin yaşamıyla ilgilendiğini kanıtlamış olur.

Önceki yazımda Sosyolojinin kurucusu sayılan, Doğu kültürünün en büyük aydınlarından İbni Haldun’dan daha 14.yy’da yazdığı “Mukaddime” eserinden bir bölüm paylaşmıştım. Ve bununla ilgili olumlu geri dönüşler aldım.

http://www.korfezmanset.com/c25-yavuz-yanar/y679-ibni-haldun-dan-yalan-haber-tespiti.html

Farklı yazılarımda söz ettiğim gibi Doğu kültürünün bu gibi eserlerini okuyalım ve araştıralım. Çünkü “Batı bize kendi kültürünü dayatıyor” düşüncesi bizi onlar karşısında üstün konuma getirmiyor, bize bir üstünlük kazandırmıyor sadece yerimizde sayıyoruz. İbni Haldun gibi sanatçıları, Doğu’nun insanlık kültürüne yaptığı katkıları bilmediğimiz sürece bu gibi sözleri daha çok söyleriz.

Bu yazımda da bir alıntı paylaşmak istiyorum. İbni Haldun daha 14.yy’da bakın Devlet Başkanından nelerin beklendiğini nasıl açıklamış bize:

“Bilesin ki, yönetilen halkın yararına olan, devlet başkanının kendisinde ve cisminde var olan şey değildir. Yani, devlet başkanının biçiminin ya da yüzünün güzelliği, gövdesinin büyüklüğü, bilgisinin genişliği, yazısının düzgünlüğü, zihninin keskinliği gibi şeyler değildir halkın yararına olan. Halkın yararına olan, halka devlet başkanı olmaktır; çünkü devlet başkanlığı, hükümdarlık, göreceli (izafi) niteliklerdendir. Göreceli nitelik de, birbirlerine göre nitelik kazanan iki şey arasındaki “nispet”tir. Öyleyse egemen devlet başkanının anlamı şudur: Devlet başkanı, yönetilen halkına sahip olan, yönetilenlerin işlerine bakan ve onları görüp gözeten kimsedir. Egemen devlet başkanı, yönetilen halkı olan yönetilen halk da, egemen devlet başkanı bulunandır biçiminde bir görecelik söz konusudur. Devlet başkanının halkından dolayı kazandığı nitelik, “meleke” diye adlandırılır. Meleke de, onun halkına “malik” (sahip, egemen) olması demektir.

İşte bu meleke ve ona bağlı olan şeyler, en güzel biçimiyle, gerekli saygınlık çerçevesinde gerçekleşirse, devlet başkanlığından beklenip amaçlanan şey de tüm yönleriyle gerçeklemiş olur; çünkü söz konusu melekenin güzel, elverişli olması, yönetilenlerin yararınadır; ama bu meleke kötü, adaletten uzaksa, ozaman da yönetilenlerin zararına olur. Böyle olmadığı zaman, melekenin halkın yararına olması söz konusu edilebilir. Melekenin güzelliğiyse döne dolaşa, halka iyi tutum göstermekte toplanır; çünkü devlet gücünü kullanan egemen, ezici, sert yaptırımlarla cezalandırıcı, insanların ille de suçlarını araştırıp günahlarını sayıp dökücü olduğu zaman, yönetilenleri, korku ve bir aşağılık duygusu kaplar. Yönetilenler, kurtuluş için yalana, hileye, aldatmacaya sığınmaya başlarlar. Giderek bu huyları, alışkanlık durumuna getirirler ve bu yüzden görüşleri, ahlakları bozulur. Kimi zaman da baskı ve ceza yanlısı olan o egemeni, savaş alanlarında yalnız ve yardımsız bırakırlar. Savunmazlar onu.”

YORUMLAR Üye Girişi

 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya 1 yorum yapılmıştır
isimsiz 09.01.2018 14:54
tebrikler yine harika bir yazı olmuş bravo körfez manşet
 

Körfez Manşet Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Kocaeli'de Kitap Okuma Oranı31 Ocak 2018 Saat: 11:33
Toplum olarak okuma ve araştırma yapmayı vakit kaybı görüp, yalnızca birilerinin dediğine inanmak ve hazıra konmakta üstümüze yok.
İbni Haldun'a Göre Vergi Artışı19 Ocak 2018 Saat: 00:38
İbni Haldun serisine bu yazıda da devam ediyorum. Devletlerin ayakta kalabilmesi için ekonomisi güçlü olmalıdır kuşkusuz.
İbni Haldun’dan Yalan Haber Tespiti28 Aralık 2017 Saat: 12:23
Toplumsal olarak sorgulama yapmamakta, okuyup araştırma yapmak yerine yalnızca belli kişilerin dediğine inanma, o ne derse doğrudur mantığı ile hareket etmekte üstümüze yok. Böyle olunca bazı kesimlerde cehalet örnekleri de sergileniyor.
Kendi Kültürünü Sen Yarat15 Aralık 2017 Saat: 13:13
Bizim için önemli sorun kendi kültürünü yaratamamaktır. Doğu ve Batı arasında gidip geliyoruz, ve bir tarafı seçip diğer tarafa tamamen düşman oluyoruz.
Kitap Yasaklamak2 Aralık 2017 Saat: 14:45
Eski darbe dönemleri, 1970’ler, 1980’ler belki karışık dönemlermiş. Ama hiç anlamadığım konu kitapların neden o dönemde yasaklandığı ve aynı yasaklanan kitapları şimdi neden bizim istediğimiz şekilde kütüphanelerde, evde, okulda,
Tüm Yazıları