Yavuz Yanar
Yavuz Yanar

İbni Haldun’dan Yalan Haber Tespiti

Toplumsal olarak sorgulama yapmamakta, okuyup araştırma yapmak yerine yalnızca belli kişilerin dediğine inanma, o ne derse doğrudur mantığı ile hareket etmekte üstümüze yok. Böyle olunca bazı kesimlerde cehalet örnekleri de sergileniyor.

28 Aralık 2017 Saat: 12:23
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 1.085 kez okunmuştur

Toplumsal olarak sorgulama yapmamakta, okuyup araştırma yapmak yerine yalnızca belli kişilerin dediğine inanma, o ne derse doğrudur mantığı ile hareket etmekte üstümüze yok. Böyle olunca bazı kesimlerde cehalet örnekleride sergileniyor.

İbni Haldun’un Kaynak Yayınlarından, Turan Dursun çevirisiyle çıkan “MUKADDİME” eserini mutlaka herkese tavsiye ediyorum. Sosyolojinin kurucusu olarak sayılan İbni Haldun daha 14-15,yy’da yaptığı tespitlerle adeta günümüzü anlatmış. Özellikle sağdan, soldan duyduğu her şeye inanan, televizyonlarda yalnızca bize uygun haberleri izleyen, servete ve şöhrete değer veren bizim gibi toplumları ne güzel anlatmış. Şimdi bununla ilgili bir bölümden bir alıntıyı sizinle paylaşacağım. Düşünün İbni Haldun bu satırları daha 14.yy’da yazıyor.

“Yalan denen şey “haberin” yapısına doğal olarak girmiştir. Buna yol açan nedenler vardır. Nedenlerden biri, görüş ve inanış eğilimlerinde yan tutmalardır; çünkü insan haberi algılarken eğer normal durumdaysa, haberin hakkını verip onu inceler. Yalan mı doğru mu olduğu konusunda aydınlanıncaya dek üzerinde kafa yorar. Ama eğilimli bir görüşe, bir inanca olan bağlılığı onu kendine bağlamışsa, algıladığı haberler içinde eğilimine ilk anda hangisi uygun düşüyorsa onu kabul eder insan. Bu eğilim ve yan tutma, insanın gerçeği görmeye yarayan gözünde bir perde olur. Eleştirmeyi, inceleme çabasını engeller ve yalanı benimsemeye, alıp aktarmaya sürükler.

“Yalan haberleri almaya sürükleyen bir başka nedende haberi aktaranlara güvenmedir. Haberde doğruyu yanlıştan ayırma, haber kaynağına ne ölçüde güvenebileceğini ve ne ölçüde güvenilemeyeceğini araştırmaya dayanır.

“Bir başka neden doğruluk yönünde ki iyimserliktir. Sık rastlanan bir nedendir bu. Aslında bu da çoğu kez haberi aktaranlara güvenmeden ileri gelir.

“Bir başka nedende bilgisizliktir. Durumları olaylarla karşılaştırma, yönetimini bilmemektir. Dalkavukluğa eğilimlidir insanlar. Ün ve servet gibi dünyanın tantanalarına ve geçim yollarına tutkundurlar. Bu yolları bırakıp erdemlere pek yönelmez çoğu. Erdemlilerle erdemli olma yarışına girmezler.”

YORUMLAR Üye Girişi

 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya 2 yorum yapılmıştır
Kk 28.12.2017 22:32
Çok güzel ve anlamlı bir yazı
kayhan şenol 28.12.2017 14:01
harikasınız körfez manşet
 

Körfez Manşet Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

İbni Haldun'a Göre Vergi Artışı19 Ocak 2018 Saat: 00:38
İbni Haldun serisine bu yazıda da devam ediyorum. Devletlerin ayakta kalabilmesi için ekonomisi güçlü olmalıdır kuşkusuz.
İbni Haldun’a Göre Devlet Başkanı9 Ocak 2018 Saat: 14:04
Devletin ve başındakilerin en önemli görevi kuşkusuz halka nimet, mutluluk, refah sağlamak, arka olmak, halka koruyucu bir tutum göstermektir.
Kendi Kültürünü Sen Yarat15 Aralık 2017 Saat: 13:13
Bizim için önemli sorun kendi kültürünü yaratamamaktır. Doğu ve Batı arasında gidip geliyoruz, ve bir tarafı seçip diğer tarafa tamamen düşman oluyoruz.
Kitap Yasaklamak2 Aralık 2017 Saat: 14:45
Eski darbe dönemleri, 1970’ler, 1980’ler belki karışık dönemlermiş. Ama hiç anlamadığım konu kitapların neden o dönemde yasaklandığı ve aynı yasaklanan kitapları şimdi neden bizim istediğimiz şekilde kütüphanelerde, evde, okulda,
Doğu Kültürünü de Unutma22 Kasım 2017 Saat: 17:28
Eskiyi kötülemek, onu küçümsemek ilk olarak Tanzimatla başlıyordu aslında. Kendi kültürünü unutmak, ondan utanmak modası, Batılı olmak ile çağdaş olmayı karıştırmak daha derin incelenmesi gereken Tanzimatla gelen süreçlerdir.
Tüm Yazıları