Banu GÜLEN
Banu GÜLEN

ÜZÜLMEK CAHİLİYE ADETİDİR

3 Ekim 2014 Saat: 19:56
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 397 kez okunmuştur

Pek çok insan, kötü bir olay karşısında üzülmenin, ağlamanın çok normal ve hatta olması gereken insani bir özellik olduğunu düşünür. Bunun bir 'duyarlılık göstergesi' ve insan olmanın getirdiği 'engellenemeyen bir duygu' olduğunu söylerler. Ancak hakikatte böyle değildir. Üzülmek, yalnızca bulunduğumuz toplumda öğrendiğimiz bir cahiliye adetidir. Üzülmenin hiçbir yararlı noktası olmadığı gibi kişinin dinini yaşamasını, hakikatleri görmesini engelleyen pek çok zararı vardır.

Duyarlılık, üzülmeyi ve ağlamayı gerektirmez. Tam aksine, üzülmemeyi gerektirir. Çünkü, üzüntü halinde iken kişi, akılcı düşünemez, olaylara mantıklı ve gerçekçi yaklaşamaz, mevcut durum karşısında yapılabilecekleri görüp en uygun çözüm yollarını üretemez. Duygusal bakar ve duygusal tepkiler verir. Aklı örtülür.

Üzülmek, bağışıklık sistemini çökerterek, insan vücuduna büyük tahribatlar verir. Kişinin çabuk yaşlanmasına ve erken yaşta pek çok hastalıklara sahip olmasına yol açar. Elbette tahribatı yalnız bedene değildir. En büyük tahribatını maneviyat üzerine yapar. İnsanın manevi gücünü, Allah için çabalama ve mücadele azmini elinden alır. Kuran ahlakından uzaklaştırır.

Ayrıca sık sık üzülen insan, zamanla farketmeden üzüntüyü sever hale gelir. Kendisine üzüntü verecek olayları tekrar tekrar düşünüp üzüntüsünü artırır, üzülmekten içten içe zevk alır hale gelir. Bir süre sonra yalnızlık ona pek çok güzellikten daha çekici gelmeye başlar. Çünkü yalnız kaldığında, yaşadığı, kendisini üzen olayları tekrar tekrar düşünebilecek, geleceğe dair kafasında üzücü seneryolar kurabilecektir. Sinsice ilerleyen bu manevi hastalık sonucu sürekli mutsuz bir ruh haline giren kişi için üzülmek, yalnızlığı istemek, yaşadıklarını beğenmeyip şikayet etmek onun için adeta bir yaşam şekline dönüşür. Böyle bir ruh halindeki kişi artık hoşuna gidecek güzel olaylar yaşasa bile mutlu olamaz, eskiden sevdiği şeylerden zevk alamaz ve hayat ona donuk, renksiz ve zevksiz gelmeye başlar. Buna bağlı olarak etrafındaki pek çok nimeti de göremez ve gönül huzuruyla, minnettarlık hisleri içerisinde Allah’a şükredemez. Yaşam sevincini ve hayata karşı azmini kaybeder.

Tüm bu özellikler, pek çok insanın farkedebileceği açıklık ve netlikte olsa da  din ahlakının yaşanmadığı toplumlarda bu durum 'olağan' olarak yorumlanır ve kimi müslümanlar da bu gerçeği göremez. Böyle toplumlarda, insanlar kendince güzel bir olay yaşadığında mutlu olurken, yine kendince kötü-olumsuz bir olay yaşadığında hüzünlenir, endişelenir, üzülürler. Bu onlara göre gayet normaldir. Oysa iman edenlerin hayata bakış açısı çok farklıdır. Onlar için olumlu ya da olumsuz olay yoktur. Çünkü Yüce Allah Kuran'da müminlere üzülmemeleri gerektiğini, olumsuz gibi görünen tüm olayları da müminler için hayırla yarattığını, onlar için korku ve hüzün olmayacağını bildirmiştir.

"…Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz." (Bakara Suresi, 216)

"Gevşemeyin, ÜZÜLMEYİN. Eğer (gerçekten) iman etmişseniz, en üstün olan sizlersiniz." (Ali İmran Suresi, 139)

"...ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: 'HÜZNE KAPILMA, ELBETTE ALLAH BİZİMLE BERABERDİR.' " (Tevbe Suresi, 40)

"....kim benim hidayetime uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. (Bakara Suresi, 38)"

Bu müjdeyi hiç unutmayan müminler üzüntü, korku ve endişelere kapılmazlar. Üzülmek Allah'ın yarattığı kaderi beğenmemektir. Şükre engeldir. Allah'a karşı nankörlük ve gaflet halidir. Bu nedenle müminler, Allah'ın yarattığı güzellikleri ve olaylardaki hayırları görmeye çalışıp, çok şükrederler. Allah'a tam teslim olur, O'nu ve yarattığı her şeyi çok severler. Güzel görüp güzel düşündükçe, hayatları da güzelleşir. İki dünyada da mutlu, huzurlu ve nimetler içinde olurlar.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Körfez Manşet Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

HUZURU DOĞRU YOLLA ARAMAK19 Şubat 2015 Saat: 11:06
CİHAD SAVAŞ YAPMAK MIDIR?18 Ocak 2015 Saat: 20:55
SİYASETİN VİZYONU SEVGİ OLMALI22 Kasım 2014 Saat: 18:49
ÜZÜLMEK CAHİLİYE ADETİDİR12 Ekim 2014 Saat: 15:12
FEDAKAR OLALIM AMA KİM İÇİN?22 Ağustos 2014 Saat: 13:46
Tüm Yazıları